Ali Erkan Kavaklı Kimdir?

Son Güncelleme: 30 Mayıs 2012 - 4:48 0 Yorum Yazar:

Ali erkan kavaklı biyografisiİnsan İdealleri İle Yaşar; İnsanlar idealleri ve ümitleri ile yaşarlar. Büyük ve önemli işler başarma düşüncesi, bir hedefe ulaşma azmi insanı yaşatır ve yüceltir.


Ümidi ve hedefi olmayan insan ölüdür.
Elbert Hubert der ki:
“Dünya ister kazanç, ister şeref olsun; bütün ödüllerini ancak bir şeye verir.
O da kişisel atılımdır.
Bunun ne anlama geldiğini biliyor musunuz?
Hemen anlatayım. Başka birinden ihtar veya uyarı beklemeden yapılması gereken işi derhal yapmak için harekete geçmektir.”
Bir insanın hayatta başarılı olabilmesi için yüksek bir hedef belirlemesi ve o hedefe doğru yürümesi gerekir.
Rotası olmayan yelkenliye, hiçbir rüzgâr yardım etmez.
Ne yazık ki kahveleri, meyhaneleri, barları dolduran milyonlarca amaçsız insan var. Kahvehane, meyhane, bar gibi yerlere insanlığın çöplüğü demek lazım. İnsanlar oralara kendilerini atıyorlar. Böyle yerlerde yapılmış bir icat, çözülmüş bir problem, halledilmiş bir proje yoktur.
Çöplükte vakit öldüren insanlar, hiçbir başarıya imza atamaz.
Kütüphane, laboratuvar, atölyeler önemlidir. Asıl üretim yeri buralardır.
İngiliz düşünür Bernard Shaw:
“İnsan, ne zaman ölür bilir misiniz?”diye soruyor ve şu cevabı veriyor:
“Tembellikten, inançsızlıktan ve hayatı yaşamaya değer kılmayı becerememekten…”
İnsanı yaşatan istekleri, ümitleri ve projeleridir.
Namık Kemal:
“Yüksel ki yerin bu yer değildir;
Dünyaya gelmek hüner değildir.”der.
Çoğu insan, yükselmeyi ve ilerlemeyi başkalarından bekler. Yüksek mevki ve makamlarda oturanların önemli şeyler yapmasını ister.
Yüksek mevki ve makamlar elbette önemlidir, ama her şey demek değildir.
Asıl olan herkesin ilerlemesidir. Herkes bulunduğu yeri önemli görmeli ve işini en iyi yapmalıdır. Herkes işini en iyi yaparsa her iş mükemmel olacaktır ve birçok şikâyet konusu ortadan kalkacaktır.
Bernard Shaw:
“İlerleme, hepimiz ne isek onun en iyisini sağlamaktan başka bir şey değildir.”der.
Pek çok insan, yapamadığı işler için mazeret uydurur.
Hiçbir mazeret, yapılmayan işin yerini tutmaz. Önemli olan görevimizi ve işimizi başarmaktır.
Mazeret bularak başkalarını ikna edebiliriz. İnsan, başkalarını ara sıra, ama kendini sıkça kandırır.
Hatta bazı insanlar hep akıl verir ve neden bir işin olamayacağını izah eder dururlar.
Bernand Shaw, böylelerinden nefret eder.
“Mantıklı kişilerden bıktım artık. Tembellik, çalışmadan oturmak için ne yapıp edip mantıklı bir sebep buluyorlar.”der.
25 sene öğretmenlik yaptım. Her gün dersini yapmayan öğrencilerimin söylediği binlerce mazeret dinledim. Hiçbir mazerete önem vermedim. Önemli olan ödevin yapılmasıdır.
Ödevini yapmayan öğrenciye eksi verdim ve bu eksiyi düzeltmesi için kendisine zaman tanıdım. Eksileri çoğalanı uyardım. Mutlaka eksiklerini tamamlamasını istedim.
Çünkü mazeretin bir değeri yoktur.
Birçok öğrencim, o gün yapamadığı ödevini sonra yaptı ve eksiyi kurtardı. Az sayıda olsa da hiç ödev yapmayıp hem sözlüden hem de yazılıdan zayıf alan çıktı.
Önemli olan mazeret değil, işin ve ödevin yapılmasıdır.
Başarıya giden yol zahmetler, sıkıntılarla doludur. Mazeret ve tembellikle bir yere varılamaz.
Emek olmadan yemek olmaz.
Büyük şair Mehmet Akif Ersoy şöyle der:
“Kim kazanmazsa bu dünyada bir ekmek parası;
Dostunun yüz karası, düşmanın maskarası.”

ÜMİTSİZLİK BAŞARININ KANSERİDİR

Ümitsizlik, her türlü ilerlemeye engeldir ve başarının kanseridir.
Ümit, aşk ve şevk, insanlara ilerleme azmi verir. Bir hedefi olan, ümidi olan, çalışkan ve gayretli insanlar, yükselmek için durmadan didinir.
Önemli işler yapan ve unutulmaz eserler bırakan her büyük insan gibi İstiklâl Marşı şairimiz Mehmet Akif de geleceğe ümitle bakıyordu ve ümitsiz insanlara mücadele etti:
“Âtiyi karanlık görerek azmi bırakmak…
Alçak bir ölüm varsa eminim, budur ancak.
“Âlemde ziya kalmasa halk etmelisin, halk!
Ey elleri böğründe yatan şaşkın adam, kalk!”
“Azmiyle, ümidiyle yaşar hep yaşayanlar,
Meyus olanın ruhunu, vicdanını bağlar….”
“Hüsrana rıza verme! Çalış! Azmi bırakma!
Kendin yanacaksan bile evladını yakmak!”
“Sahipsiz olan bir memleketin batması haktır,
Sen sahip olursan bu vatan batmayacaktır.
Feryadı bırak, kendine gel, çünkü zaman dar.
Uğraş ki telafi edecek bunca zarar var.
Yok, yok! Hele azmindeki zincirleri bir kır!”
“İş bitti, sebatın sonu yoktur.”deme , yılma!
Ey millet-i merhume, sakın ye’se kapılma!

YÜKSELMENİN EN EMİN YOLU ÇALIŞMAK

Çalışmak, erdemlerin en vazgeçilmezidir. Allah, çalışana verir ve çalışanı sever.
Dünyada kalkınmış ülkelerin insanları, en fazla çalışan insanlardır. Tembellik, bir milleti geri bırakan en tehlikeli hastalıktır.
Akif, tembelliğe ve tembellik yuvası olan kahvelere düşmandı:
“Mahalle kahvesi hâlâ neden kapanmamalı?
Kapanmalı, elverir artık, bu sayfa pek kanlı.”
Ülkemizde tembellerin sayısı çalışanlardan hâlâ çok fazla.
Her 95 kişiye bir kahvehane, 650 bin kişiye bir kütüphane düşmektedir.
Sigaraya verilen para, kitaptan esirgenmektedir.
İçki tüketimi artarken , okunan gazete ve kitap sayısı yerinde saymaktadır.
Kalkınmış ülkelerde her insan senede en az 10 kitap okurken, ülkemizde on kişi bir kitap okumaktadır.
Bilgi ve kültürümüz artırmaz, daha fazla çalışmazsak ülkemizin kalkınması ve ileri ülkeler seviyesine gelmesi hayal olur.
Akif, çalışarak kalkınmış ülkelerle yarışmamızı isterdi:
“Bekayı hak tanıyan; sa’yi vazife bilir.
Çalış çalış ki beka, sa’y olursa hak edilir.
“Ey dipdiri meyyit, iki el bir baş içindir!
Davransana! Eller de senin, başta senindir!”
“Bir parça kımıldan, diyorum. Mahvolacaksın!
Dünya koşuyorken yolun üstünde yatılmaz.
Davranmayacak kimse bu meydana atılmaz.
Müstakbeli bul, sen de koşanlarla bir ol da;
Maziyi, fakat yıkmaya kalkışma bu yolda.
Ahlâfa döner, korkarım, eslâfa hücumu,
Mazisi yıkık milletin âtîsi olur mu?
Ey yolcu, uyan! Yoksa çıkarsın ki sabaha;
Bir kupkuru çöl var, ne ışık var, ne de vaha!”
Değil düşmana, dosta bile minnet etmemek için mazeret tanımamalı ve başarıncaya kadar çalışmalıyız.
Hayat, faydalı bir iş yaparsak anlam kazanır. İnsanların faydalanacağı bir eser bırakmak; öğrenci veya hayırlı evlat yetiştirmek; yol, köprü, okul, çeşme yapmak gibi iyilikler hayatımıza anlam katar.
Peygamberimiz(sav) ; “İnsanların en hayırlısı, insanlara hayırlı olandır.” buyurur.
İnsanlara faydalı olabilmek için kendimizi becerilerle donatmak, önce kendimizi kurtarmak zorundayız.

YAZARIN TÜM YAZILARI
>> İnsan İdealleri İle Yaşar
>> Frankfut Kitap Cenneti
>> Azim ve İnanç Sahibi Olunuz
>> Başarı Nedir?
>> Diplomalar ABD’DEN
>> Gençler, Mutlaka İdeal Sahibi Olunuz

İlginizi Çekebilecek Diğer Linkler:

Ali Erkan Kavaklı Kimdir? ile Benzer Yazılar:

30 Mayıs 2012 Saat : 4:48
  GENEL

Ali Erkan Kavaklı Kimdir? Yazısı için Yorum Yapabilirsiniz

------   İLGİNİZİ ÇEKEBİLİR ------ ------------------------------------------------------- ------   SPONSOR BAĞLANTI ------