Begüm Birgören ile Kendime İyi Bak için Buluştuk | Baybul
     

Begüm Birgören ile Kendime İyi Bak; için Buluştuk


  • Anasayfa
  • Begüm Birgören ile Kendime İyi Bak; için Buluştuk

Begüm Birgören Kendime İyi BakDönem işlerinin tanıdık simalarından Begüm Birgören. ‘Kırık Kanatlar, ‘Ağır Roman Yeni Dünya’, ‘Türkân’ gibi yapımlarla tanıdığımız oyuncu, şu sıra ‘Kaçak’ dizisinde rol alıyor. Haftanın yerlilerinden ‘Kendime İyi Bak’ vesilesiyle buluştuk.
‘Kendime İyi Bak’ta sizi etkileyen neydi?
Bizim kuşağın derdi mi bilmiyorum ama bir şeyleri beğenmemeye çok meraklıyız. Ne yazık ki senede yüzlerce film çeken bir ülkede yaşamıyoruz. Arada iyi şeylerin çıkması için her şeyin denenmesi gerektiğini düşünüyorum. Serhan (Arslan) ve Ruhi’nin (Yapıcı) birtakım şeylerden mustarip olup, “Acaba biz de bir şeyler deneyebilir miyiz?” diye ellerini taşın altına koymaları beni çok etkiledi. Bu bir ilk film ve birikimlerini bu ilk filme yatırmış olmaları bile başlı başına çok saygı duyduğum bir durumdu. Romantik dram, çok da sevdiğim bir tür denemez ama senaryoya göz atayım derken baktım ciddi ciddi okuyorum. Bu iki adamın bir şeylere kalkışmış olması, bu türe karşı önyargılarımı da biraz kırdı.

Canlandırdığınız karakter Yeşim, zor bir durumda kalan bir kadın…

Çok dramatik bir film değil bir taraftan da… Yeşim, sevgilisini başka biriyle paylaşma gibi bir sıkıntı yaşıyor. Komedi tarafları daha ağır basıyordu benim hikâyemin. Karakteri çıkartırken kendi içimde özgeçmiş çalışmalarım da oldu.
Kamera arkasında staj yapmışsınız. İşin mutfağından mısınız?
Görsel sanatlar mezunuyum, web tasarım, grafik tasarım, fotoğraf, video hepsini bütün halinde okudum. Stajımı kamera arkasında yapmak istedim. Program arkasında çalışıyordum. Arkadaşlarımı ziyaret ederken dizinin kamera arkasına sızmış oldum. Bir rol açığı olunca yönetmen, “Bunu da sen oyna” dedi. O sırada çocuk oyunları yapıyordum. Televizyon kariyerine önyargılıydım. Sonra da Tomris Giritlioğlu’nun projeleriyle tam olarak başlamış oldum.
Daha çok dizilerde görünmeniz bilinçli bir tercih mi?
Hayır, sadece öyle gelişti. 17-18 yaşındaki Begüm’e baktığım zaman hayatımda televizyonun bu kadar yer kaplayacağını hiç düşünmezdim. Arzu da etmezdim… Dönem işleriyle başladım. Günümüz işlerinden daha eğlenceli buluyorum. Dekoru, kostümü, yaratılan dünya normal hayatta tecrübe edemediğimiz bir yer…

Diziler neden uzun ömürlü değil?

Her oyuncu dizi sürelerinin uzunluğundan şikâyet ediyor, izleyici bile bu teknik duruma hâkim artık. Yurtdışında bir sezonda 13 bölümlük ve 45 dakikalık işler seyrediyoruz. Biz sezonda 40 bölüm ve 90 dakika çekiyoruz. Yaratıcılığı çok zorluyor. Senaristler ellerinden gelenin en iyisini yapıyor. Senaristlerimize 13 ya da 20 bölüm 50’şer dakikalık hikâye yazdırabilmiş olsaydık çok çok sağlam işler izlerdik. Buna rağmen soluk soluğa izlediğimiz işler de var.
Dizi süreleri konusunda Oyuncular Sendikası çalışmalar yapıyor. Siz nasıl bakıyorsunuz bu duruma?
Oyuncular Sendikası’nın telif haklarıyla ilgili mucizevi kazanımları oldu. Oyuncuların da Gezi’de varlık göstermeleri birtakım yasaların çıkacakken sekteye uğramasıyla sonuçlandı. Biraz tatsız oldu bizim için.
Gezi ile ilgili ‘Çapulcu Modası’ diye eğlenceli bir video hazırlamışsınız…
Gezi’de bilfiil sürecin içindeydim, oradan bir şeyler yapmak istiyordum. Bant. Mag.’den arkadaşlarımla belgesel gibi kalabilecek bir şeyler yapmak istedik. Türkiye ’nin en iyi yönetmenleri, senaristleri ve oyuncuları orada bir aradayken buradan bir iş çıkmalı diye düşünüyordum. O kadar güzel bir atmosfer vardı ki onu yaşarken son dakikada aklımıza geldi. Videoları çektikten üç gün sonra da çadırlar kaldırılmıştı. İyi ki yapmışız. Bunu bir 20 sene sonra; “Oradaki oyuncular o atmosferde neler yaşamış ve söylemişler” şeklinde izleyebileceğiz.
Gezi sonrasını nasıl görüyorsunuz?

Bir an “Hiçbir yere bağlanmadı” derken bir taraftan “Bir kırılma noktası yaşadık” diyorum. Ondan sonra hiçbir şey aynı olmadı. Bizi yönetenlerin yanlış hamlelerini, Gezi’den sonraki panikleri olarak yorumluyorum. Seçimlerden sonra da bir hayal kırıklığı oldu. Gezi’de Başbakan’ın kullandığı dili normal karşılayan, bu durumu dert edinmeyenlerin ciddi problemleri vardır, diye düşünüyordum. Bir taraftan Kürt meselesi çok önemliydi. 30 senedir kanayan bir yaramız vardı. Gezi süreci bunu baltalayacaksa, Gezi’den bile çekilmeye razı olma noktasındaydım. Sadece Başbakan’ın sert diline, özgürlük kısıtlamalarına, hukuk devletinde yeri olmayan tek adamlık algısına karşı oradaydım.
Film Festivali açılışından önce Emek eylemi vardı. Bu konuda ne düşünüyorsunuz?
Emek Sineması hem kültürel hem de tarihi değeri açısından çok çok önemli. Bu şehre değer katan simgelerdendi. Maalesef ülkemizde diğer Avrupa şehirlerinde gördüğümüz gibi tarihi yapılarımıza, sanat merkezlerimize sahip çıkamıyoruz. Bir kenti asıl değerli yapan unsurların AVM’ler değil onlar olduğunu göremiyoruz. Karaköy’de 1700’lerden kalma bir binanın yanına, hiç acımadan 2014 model bir bina dikiyorlar. Gözlerim kanıyor bu şehre bakarken ve çok üzülüyorum. Düşünmeden edemiyorum, acaba başka bir milletin elinde olsaydı bu şehir nasıl harikulade bir yer olurdu…

‘Göl Zamanı’ isimli bir filmde de oynamışsınız yakın zamanda. Bir dönem filmi…
Üç ayrı dönemde geçiyordu. Montreal Film Festivali’ne katıldı. Makyaj desteğiyle üç ayrı dönemini oynadım. Cumhuriyet rejimine geçiş sürecindeki Türkiye’de geçiyor. Ayak uydurmaya çalışan insanların kafa karışıklığını görüyoruz. Devrimlerin ateşli savunucusu, eski İttihatçı olan bir babam var ama içten içe Şark ruhu taşıyor. Nefis detaylarla dönemin kafa karışıklığını anlatıyor, objektif bir yerden eleştirisi de var…
‘Kaçak’ dizisinde de rol alıyorsunuz…

Çok sadık bir izleyici kitlesi var. Aksiyon ve erkek egemen bir iş… Kadın oyuncular olarak daha rahatız. O aksiyon sahneleri onlara çalışma saatleri olarak dönüyor (Gülüyor). Çok özenle çekiliyor o sahneler. Bir, iki gün sette olup, salı akşamları “Neler çekmiş ekibim” diye bayıla bayıla izliyorum. Geçen gün karavana Gürkan (Uygun) bindi. “Bu hafta kaç gün çalışıyorsun” diye sordu. “Ya mekânı fazla yazmışlar üç gün çalışıyorum bu hafta dedim”, karavandan indi! (Gülüyor). Haber: ESRA ÜLKAR Radikal

------   BENZER LİNKLER ------
12 Nisan 2014 Saat : 4:00
  GENEL

Begüm Birgören ile Kendime İyi Bak; için Buluştuk Yazısı için Yorum Yapabilirsiniz

SPONSOR BAĞLANTI.




------   .SPONSOR BAĞLANTI.------