Bu güzellerden korkulur | Baybul

Bu güzellerden korkulur!

Son Güncelleme: 9 Şubat 2015 - 8:15 0 Yorum Yazar:

Yağmur tanrısevsin Tv Programıİki yıl önce çekimleri biten “Katran” isimli film, 13 Şubat’ta vizyona girmeye hazırlanıyor. Filmin oyuncuları Wilma Elles, Yağmur Tanrısevsin ve Ayşen Batıgün ile bir araya geldik. Bu kez oyuncu olarak değil, gazeteci olarak karşımızdaydılar. Teybimizi onlara verdik, birbirlerine sorular sordular.

Yağmur Tanrısevsin: Wilma, “Katran” filmini anlatır mısın?

Wilma Elles: Yeni bir hayata başlamak için kollarını sıvayan bir aile, geçmişini bilmedikleri tehlikeli ve gizemli bir eve taşınıyor. Sakin başlayan günlerin ardından kısa sürede evin gizemli geçmişiyle yüzleşmek zorunda kalıyorlar. Aslında filmi anlatmak çok zor çünkü siz biliyorsunuz (kahkahalar). Biz bir korku filmi çektik ama aynı zamanda dram da içeriyor.

Ayşen Batıgün: Senaryoyu ilk okuduğunda “Olivia” gözünde nasıl canlandı?
Wilma: Aslında ilk önce bana Anna rolü teklif edildi. Ama senaryoyu okuduğumda Olivia’nın hem çok eğlenceli hem de daha çok dram içeren bir karakter olduğunu gördüm. Çok büyük bir aşk yaşıyor, bir yandan çok çaresiz ve büyük bir dehşete kapılıyor. Bütün bu geçişleri yaşamak ve canlandırmak istedim.

Biraz da korktum, “Nasıl oynayacağım?” dedim. Çünkü benim hayatımla hiç alakası yok. Etrafımda bir örneğini görmedim. Ama oynadığımda yeni tecrübeler elde ettim. Peki, Yağmur sen “Jennifer”ı nasıl anlatırsın?
Yağmur: Jennifer, ailesine çok bağlı bir karakter. Buluğ çağında olduğu için ailesinin onu anlamadığını düşünüyor, korkuları var. Ailesi de buluğ çağında olduğu için biraz garip davrandığını düşünüyor ve Jennifer’ı anlamaya çalışmıyorlar. Sonuçta da onlar üzülüyor. Daha fazla detay vermeyeyim, sürpriz olsun. Ayşen, “Sarah” nasıl biri?
Ayşen: Sarah, işe ihtiyacı olan genç bir kız. Asosyal ve çok çekingen. Konuşmaktan pek hoşlanmıyor, göz teması kurmuyor. Kendi iç dünyasında yaşayan bir karakter. Filmde komik bir emlakçı var, onun sayesinde bir iş buluyor.
Hikâyenin geçtiği konakta dadı olarak işe başlıyor. Altıncı hisleri çok kuvvetli, her duyguyu gözleriyle ifade ediyor.
Evin içinde geçmişin hislerini hissediyor. Hatta ilk hissedenlerden biri…
Wilma: Sen öyle mi düşündün?
Ayşen: Evet, öyle düşündüm.
Wilma: Yani Sarah, sezgileriyle hareket ettiği için garip davranıyor.
Ayşen: Evet çünkü eve girer girmez o kasveti ve Olivia’nın nefesiyle evin yaşadığını hissediyor. Ama kimseye
söyleyemiyor. O yüzden hep bir tedirgin; tetikte bekliyor, bir şey olursa diye.

“KATRAN” BİR TÜRK FİLMİ DEĞİL

Yağmur: Karakterlerin isimleri neden Türkçe değil, anlatmak ister misin Ayşen?
Ayşen: Çünkü “Katran” bir Türk filmi değil. Hollanda-ABD yapımı bir film. Hatta bu yüzden İngilizce çekildi. Yönetmenimiz Ersan Denk Hollandalı ve Hollanda’da yaşıyor.
Amerika’da eğitim almış. Aslında bütün Amerikan filmleri artık bütün dünyada çekiliyor. Yönetmenimiz burayı çok
sevdiği için de Türkiye’de çekildi.
Wilma: Filmde Türkçe konuşmuyoruz. Peki, Türkiye’de nasıl yayımlanacak Yağmur?
Yağmur: Kendi karakterlerimize Türkçe dublaj yaptık.
Wilma: Filmi ilk defa altı hafta önce ABD’de izledim. Orada prömiyer oldu. Arkadaşlarımı davet ettim. “Vauvvv Türkiye’de çekim standartları yüksek, çok iyi bir kalite elde edilmiş. Biz de Türkiye’de çekim yapmak istiyoruz” dediler.
Ayşen: Bu harika bir şey.
Yağmur: Filmde en çok hangi karakterden korktun Wilma?
Wilma: Jennifer…
Ayşen: Sen en çok hangi karakterden korktun Yağmur ve neden?
Yağmur: Tabii ki Olivia… Ama nedenini söylemeyeceğim. Çünkü seyirci izleyince anlayacak nedenini.

ÇOK TÜYO VERMEYELİM

Wilma: Normalde saçlarım sarı ama bu film için esmer oldum. Sen de esmerken sarışın oldun Yağmur.

Nasıl hissettin kendini?
Yağmur: Katran’ı iki yıl önce çekmiştik. İki yıl önce 10 kilo fazlam vardı. Görünüşüm biraz farklıydı, çok değiştim.

Amerikalı bir ailenin kızını oynadığım için de saçlarımı sarıya boyadım. Aslında nasıl hissettiğimden daha çok Amerikalı bir aileye uygun biri olup olmadığı mı merak ediyorum.
Ayşen: Günlük hayatta sarı saç kullanmak zorunda kaldın.

Senin için ne değişti?
Yağmur: Aslında pek bir şey değişmedi. Çünkü sarı saçlı olmayı seviyorum. Yani hoşuma bile gitti.
Wilma: Yakıştırıyorsun musun yani?
Yağmur: Saçım hangi renk olursa olsun, beyaz tenli olduğum için yakışıyor bence. Ayrıca rol için değişmeyi çok seviyorum. Çünkü rolüne emek verdiğini ve gerçekten sevdiğini gösteriyorsun.
Ayşen: Evet, aynı hisleri paylaşıyoruz. Ben de senin ne hissettiğini merak ediyorum Wilma.
Çünkü sen de filmde esmerdin…
Wilma: Ben esmeri de çok sevdim. Genelde bu tarz filmlerde sarı saçlı korkunç karakterler olmuyor. Sarı saç rolü masumlaştırıyor sanırım.
Yağmur: Ama çok ilginç eski Türk filmlerinde iyinin düşmanı hep sarı saçlıdır.
Ayşen: Evet, çok garip… Ama hayaletler hiçbir zaman sarı saçlı olmuyor. Herhalde daha karanlık görülsün diye. Korku filmlerinde siyah saç her zaman gerer ve tiksindirir. O siyah saçlar öne gelir ve seyirci gerilir.
Yağmur: Bence siyah saç yüzü saklamak için de çok avantajlı oluyor. Artık filmden çok tüyo vermeyelim.

KADINLAR BİRBİRİNİ ÇEKEMEZ

Wilma: Film korku filmiydi ama biz çok eğlendik, değil mi Ayşen?
Ayşen: Çok eğlenceli bir setti. Özellikle hayalet sahneleri çekilirken çok eğlendim.
Yağmur: Wilma’nın lensleri takamaması (kahkahalar)…
Wilma: Çok zorlandım. Sanırım iki saat boyunca lens takmaya çalıştık. Çekimler var ve hızlıca takmam gerekiyor. Ama bir türlü beceremedik. En sonunda göz doktoruna gittim ve o taktı.
Yağmur: Çekimler boyunca hep birlikteydik Ayşen.

Wilma için neler söylersin?
Ayşen: Herkes Wilma’nın soğuk biri olduğunu düşünüyor. İnanılmaz eğlenceli ve komik biri bence. O kadar sıcakkanlı
o kadar yardım sever o kadar tatlı biri ki yani otur saatlerce muhabbet et. Dün bir röportajımızda “Kötü karakterleri oynamayı seviyorum” dedi Wilma. Çünkü tam tersi bir karakteri oynamayı seviyor. O kadar iyi oynuyor ki herkes de o rolün etkisiyle soğuk biri olduğunu düşünüyorlar.
Yağmur: Bence Wilma bir komedi de oynasan hem çok farklı hem de çok başarılı olursun.
Wilma: Hani “Kadınlar birbirini çekemez” diyorlar ya röportajı okuyanlar, bizim aramızda böyle bir şeyin olmadığını anlayacaklar.

ÇEKİLİRSE KESİN ÖDÜL ALIR

Ayşen: Filmimiz dışında yeni bir projeniz var mı peki?
Yağmur: Değerlendirdiğim bir proje var. Bir komedi yapımında yer alabilirim. Şu an net bir şey söylemeyeyim ama görüşmeler devam ediyor.
Wilma: Bir hafta önce San Francisco’dan döndüm. Bir Amerikan filminde başrol oynadım. Türkiye’deki rollerimin aksine masum bir roldeydim.

Amerika’dan genellikle âşık ve masum kız rolleri teklif ediliyor. Peki, senin yeni bir projen var mı Ayşen?
Ayşen: Birkaç tane görüştüğüm dizi projesi var, karar verme aşamasındayım. Sürpriz olsun… Aslında yapmak istediğim bir proje var. Uyuşturucu üzerine bir hikâye yazdım. Baba ve küçük kızıyla arasında geçen bir senaryo bu. Senaryo bitti ama profesyonel anlamda yazılması gerekiyor. Bu projeyi hayata geçirmek istiyorum. Eğer çekilirse kesin ödül alır. Hatta kastını bile düşündüm. Mesela anneyi Bennu Yıldırımlar, babayı Fırat Tanış, küçük kızı da Melis Mutluç oynuyor. Bu filmi çekmeyi çok istiyorum. Akşam

Bu güzellerden korkulur! ile Benzer Yazılar:

9 Şubat 2015 Saat : 8:15

Bu güzellerden korkulur! Yazısı için Yorum Yapabilirsiniz

------   İLGİNİZİ ÇEKEBİLİR ------ ------------------------------------------------------- ------   SPONSOR BAĞLANTI ------