İslam Dışındaki Dinlerin Geçerliliği Neden Kalktı?

Son Güncelleme: 25 Ağustos 2012 - 9:14 0 Yorum Yazar:

kütüphane 1İslam Dini nedir? İslâm dîni, Allah’ın, son peygamberi Hz. Muhammed (asm) vasıtasıyla bütün insanlara gönderdiği en son ve en mükemmel dindir. İslâm’ın gelmesiyle, diğer dinlerin hükmü sona ermiştir. İslâm dînini kabul eden kimseye Müslüman denir. İslâm’ın en son ve Allah katında yegâne mûteber din olduğu, Kur’an-ı Kerim’de şu şekilde belirtilir:

“Bugün sizin dîninizi sizin için kemâle erdirdim. Sizin üzerinizdeki nîmetimi (lütuflarımı) tamamladım ve size din olarak İslâm’ı seçtim (yalnız İslâm’dan razı ve ondan hoşnûd oldum)”. (el-Mâide, 3)

“Kim İslâm’dan başka bir din ararsa, ondan [seçtiği dîni] kabûl edilmiyecektir ve o, âhirette hüsrâna [büyük zarara] uğrayanlardan [olacak]tır.”

İslam Dışındaki Dinlerin Geçerliliği Neden Kalkmıştır?

Tarihin çeşitli devirlerinde insanlara ayrı ayrı peygamberler ve dinler yollayan Allah Teâlâ, son din olarak onlara İslâmı ve son Peygamber olarak da Hz. Muhammed’i (asm) göndermiştir. İslâm’ın gelmesiyle Yahudîlik ve Hıristiyanlık gibi eski dinlerin hükmü sona ermiştir. Bu, tıpkı, yeni bir kanun çıkınca, eski kanunun hükmünün yürürlükten kalkması gibidir. Allah’ın son dîni ve İlâhî Kanunu İslâm gelince, eski dinlerin ve ilâhî kanunların geçerliliği son bulmuştur. İslâm dışında kalan dinlerin yürürlükten kalkmasını gerektiren başlıca sebebler şunlardır: 1 – Her şeyden evvel, eski dinler, yalnızca belli bir zamana ve belli bir muhîtin insanlarına hitab ediyorlardı. İslâm ise, topyekûn bütün insanlığa seslenmektedir. Dâveti umumî ve mesajı cihanşümuldür. 2 – Eski dinler, sadece kendi zamanlarının insanlarını muhâtab almışlardı. O zamanın insanlarının seciyeleri kaba ve mizaçları vahşete yakındı. İlimde, medeniyette, fikir ve anlayışta geri idiler. Ulaşım ve haberleşme imkânları, ibtidai bir haldeydi. Her bölgenin kültürü, inancı, örf ve âdetleri farklı farklıydı. Karşılıklı fikir ve kültür alışverişi de oldukça zayıftı. Bu yüzden, her muhîte ayrı ayrı peygamberler gelmesi, başka başka dinler gönderilmesi zarureti vardı. Zaman geçip insanlık ilim, fikir, kültür ve medeniyet yönünden büyük gelişmeler kaydedince, eski mahallî dinler artık insanların ihtiyaçlarına cevap veremez hale geldiler. Bunun üzerine Cenâb-ı Hak da insanlara en son din olan İslâmiyeti gönderdi. İslâm dîni, 1400 yıl evvelki dünyanın insanından, bugünün ve yarının modern insanına kadar gelip geçen bütün insanlığa hitab edebilme özelliğinde olan bir dindir. Bu bakımdan, kıyamete kadar hükmü bâki ve geçerlidir. 3 – Eski dinlerin, zamanla, içlerine hurâfeler, bâtıl inançlar karışmıştır. Allah’ın birliğine îman esası, yani tevhid inancı kaybolmuştur. İslâm ise, hâlâ ilk günkü tazelik ve saflığı ile, bozulmadan durmaktadır. Netice olarak diyebiliriz ki: İslâm’ın dışında kalan dinler, geceleyin bir sokağı aydınlatan bir fener ve sokak lâmbası gibidir. İslâm ise, bütün dünyayı aydınlatan güneş hükmündedir. Güneş doğduktan sonra, artık sokak fenerine hiç ihtiyaç kalır mı?

İslam Dininin Özelikleri Nelerdir?İslâm dinini, sâir dinlerden ayıran belli başlı özellikleri şunlardır: 1 – İslâmiyet, her asra ve her insana hitab eder,getirdiği esaslar insanlığın bütün ihtiyaçlarına cevab verir. İslâm’ın bu cihanşümûl özelliğine Kur’an’da şu şekilde işaret olunur:

“Ey Muhammed! Biz seni BÜTÜN İNSANLARA yalnızca müjdeci ve korkutucu olarak gönderdik.” (Sebe’, 28).

“Ey Muhammed! De ki: ‘Ey insanlar, ben Allah’ın HEPİNİZ İÇİN GÖNDERDİĞİ Peygamberiyim’.” (el-A’raf, 158). 2 – İslâmiyet kolaylıklar dînidir. İslâm’da insanlara yapamayacakları veya yaparken zorluk çekecekleri işler yüklenmemiştir. Kur’ân-ı Kerîm’de İslâm’ın kolaylık prensipleri şu şekilde ifade edilir:

“Allah, insanı ancak gücünün yeteceği işle mükellef tutar…” (el-Bakare, 285)

“Rabbimiz, bize gücümüzün yetmiyeceği şeyi taşıtma…” (el-Bakare, 285)

“Allah, sizin için kolaylık göstermek diler, zorluk çıkarmak istemez…” (el-Bakare, 185)

Kur’an’da İslâm’ın kolaylıklar dîni olduğu bu şekilde açıklanırken Peygamberimiz de, bu hususta hadîs-i şeriflerinde şu prensipleri vaz’etmişlerdir: “Ben ancak âlemlere rahmet olarak gönderildim. Azâb için, zorluk vermek için gönderilmedim…” “Allah Teâlâ, beni sıkıntı ve zahmet verici ve bunu arzu edici olarak göndermedi. Fakat Allah beni, muallim (öğretici, bildirici) ve kolaylaştırıcı olarak gönderdi…” “Dininizin en hayırlısı, en kolay olanıdır. Muhakkak ki din bir kolaylıktır…”

“Ben size neyi yasak ettiysem, ondan çekinin; size neyi emretti isem, ondan gücünüzün yettiği kadarını yapın. Sizden evvelki ümmetleri ancak mes’elelerinin ve Peygamberlerine karşı ihtilâflarının çokluğu helâk etmiştir.”

“Amelden gücünüzün yettiği kadarını yapın. Siz ibâdetten bezmedikçe, Allah da sevab vermekten bıkmaz.” “Kolaylaştırınız, zorlaştırmayınız, müjdeleyiniz, ürkütmeyiniz.” Hz. Âişe Validemiz, Resûlüllah Efendimizin bu hususla ilgili tatibkatını şu şekilde beyan etmişlerdir: “Resûlüllah (asm) iki şey arasında dilediğini tercihte serbest bırakıldı mı, günah olmadığı müddetçe muhakkak onlardan en kolayını alırdı. Eğer iş günahsa ondan halkın en uzak bulunanı Resûlüllah olurdu.” Bütün bu hadîs-i şerifler, İslâm dîninin ne derece uygulanması kolay hükümler ihtiva ettiğini göstermektedir. Cihanşümûl ve kıyâmete kadar pâyidar oluşunda, bu kolaylık anlayışının büyük yeri vardır.

İslam Dışındaki Dinlerin Geçerliliği Neden Kalktı? ile Benzer Yazılar:

25 Ağustos 2012 Saat : 9:14

İslam Dışındaki Dinlerin Geçerliliği Neden Kalktı? Yazısı için Yorum Yapabilirsiniz

------   İLGİNİZİ ÇEKEBİLİR ------ ------------------------------------------------------- ------   SPONSOR BAĞLANTI ------