Sinem Öztürk: Evli yönetmenle çalışırım

Son Güncelleme: 7 Nisan 2014 - 10:18 0 Yorum Yazar:

sinem öztürk alışverişHuzur Sokağı’nın gözü yaşlı Şükran’ı Sinem Öztürk, uzun çalışma saatlerinden yönetmenleri sorumlu tuttu: “Düzenli aile hayatı olan yönetmen çekimleri uzatmaz”

Sinem Öztürk: Evli yönetmenle çalışırım
*Siz de birçok meslektaşınız gibi dizi setlerindeki uzun çalışma saatlerinden şikayet ediyor musunuz?

Aslında hayatımızda güzel program yapan insanlarla, gerçekten hızlı çalışan yönetmenlerle ve bunun bir dizi olduğunun bilincinde olan bir ekiple çalışırsanız uzun saatler çalışmıyorsunuz. Çünkü kafada kurgulayan bir yönetmen olursa hemen çekiyor. Bazı insanlar sabahlamayı çok seviyor. O yüzden ben evine bağlı, evli yönetmenle çalışmayı seviyorum. Çünkü işini bir an önce bitirip evine gitmek istiyor.

*Şu andaki yönetmeniniz evli mi?

Evet aynen öyle çalışıyoruz. Benim için çok önemli. Bunu denedim. Bir sahneyi 25 ayrı açıdan çekmeye gerek yok. Kimse zaten ‘Aaa yönetmen ne kadar güzel plan çekmiş’ demiyor. Duyguya bakıyor. Dizi bilinciyle çalışmak çok önemli. Yoksa dizilerin kısalmasının, uzamasının benim için bir önemi yok.

HER YÖNETMEN OYUNCULUK BİLMELİ

*Bir yönetmende başka aradığınız özellik var mı?

Bence yönetmenlerin en çok önem vermesi gereken şey; oyuncu yönetimi. Oyuncunun motivasyonunu düşünmeyen bir yönetmen bence bir yönetmen değil. Bir yönetmen kesinlikle oyunculuk bilmeli. Oyuncuyla ego savaşına girenler var. Sektör bu yönetmenlerden temizlenmeli.

DİZİLERİN NAMUSU BOZULDU

*Bir dizinin 90 dakika olmasını destekliyor musunuz?

Biz Türk halkı olarak hem uzun dizi istiyoruz hem uzun ömürlü dizi istiyoruz. Yurtdışına baktığımızda diziler kısa kısa ve inanılmaz sürükleyici hikayeleri var. Biz onların 3 sezonunu birkaç bölümde tüketiyoruz ve hikaye bitiyor. Belli bir süre sonra saçmalamak zorunda kalıyoruz ve konu çarpık ilişkilere dönüyor. Bu da dizinin namusunu bozuyor. Çalışma saatlerinden ziyade konunun saçmalamasına neden oluyor.

TESADÜFEN OYUNCU OLDUM

*Aslında siz sinema bölümü mezunusunuz…

Hedefim yönetmen olmaktı. Senaryolarım var. En büyük hayalim kendi filmimi çekmekti. Fakat oyunculuğa sürüklendim.

*Nasıl oldu?

Yıllar önce kamera arkasında çalışıyordum. Bir dizide başrol oynamam teklif edildi. Önce kabul etmedim ama tesadüflere çok inanırım. Bu işte vardır bir hayır dedim ve başladım. Ardından da Arka Sıradakiler dizisinde rol aldım 5 sezon boyunca. Şimdi de Huzur Sokağı…

*Senaryo yazıyorum dediniz…

Aslında komik bir insan değilim ama komedi yazıyorum. Birkaç proje dışında Türkiye’de yapılan işlerde kadınları iyi anlatamadıklarını düşünüyorum ve kadın hikayesi yazıyorum.

MUTLU AİLE KARİYERİ BESLER

*Dizi, tiyatro, sinema, yönetmenlik, senaristlik… Bunların yanına bir de tekstil işine el attınız.

Arkadaşım Rutkay’la Entari isimli bir marka oluşturduk. Tamamen şık kadın olmayı hedefleyen herkese hem gece kıyafetleri hem şık hem klasik tarza kostümler hazırlıyoruz. Dünya modasını takip ediyoruz. Ne çıktıysa onu Türk kadınına uyarlıyoruz. Önce bir defile yapacağız. İnternetten satışa çıkacak. 2015’te de butiğimizi açacağız inşallah…

*Yeni evlendiniz. Eşiniz Gürsel Şatır bu yoğunluğunuzdan şikayet etmiyor mu?

Bana inanılmaz destek oluyor. Dizi setinde ve tiyatro turnelerinde beni asla yalnız bırakmıyor.

*Evliliğiniz kariyerinizi nasıl etkiledi?

Bana ‘evlenme hayranların sana kızar’ dediler ama dinlemedim. Evlilik hayatı çok güzel. Herkese tavsiye ederim. Örneksek eğer, birileri bizim yaşam tarzlarımızı alıp önemsiyorsa bizim böyle örnek olmamız lazım. Mutlu aile kariyeri de besler.

TiYATRO SAHNESiNE ÇIKTIĞIMDA BAYILACAĞIM SANDIM

*Şu sıralar sizi en çok tiyatro heyecanlandırıyor sanırım.

Evet… Babam da tiyatroya çok meraklıdır. Oyuncu arkadaşları çoktu. Bir kelebeği canlandırmam için beni tiyatroya soktu. İki ay boyunca prova yaptık ancak sponsor bulunamadığı için sahnelenemedi. Benim de içimde bir ukde olarak kaldı. Çok çalıştım ama sahneye çıkamadım.

*Aradan yıllar geçti ve sonunda sahnedesiniz…

Kısmet olduğu için çok mutluyum. Arda Esen’in sahibi olduğu Tiyatro Esen’de Fransız yazar Clément Michel’in Sadece Bir Hafta isimli komedi oyununda rol alıyorum. Zaten malum son yıllarda dizilerde sürekli ağlatıyoruz. Artık güldürmek istiyorum.

*İlk sahneye çıktığınızda ne hissettiniz?

Gerçekten diziden çok farklı. Biz alışmışız kameraya göre oynamaya çok zorlandım. İlk oyunda dizlerim titredi, bayılacağım sandım. Dizide aldığım hazzın 10 katını aldım.Dizide her bölüm, her sahne hoşuna gitmeyebiliyor. Ama tiyatroda baştan sona o karaktere bürünüyorsun, ne yapacağını biliyorsun… Dizide önüne bir şey geliyor onu oynuyorsun, tiyatroda karakteri kendin yaratıyorsun.

*Dizi ve tiyatro bir arada zor olmuyor mu?

Diziden çok yorgun çıkıyorum bazen, 12-13 saat çalıştığımız oluyor aralıksız. Severek yaptığım için yorulduğumu hissetmiyorum.

Çok güzel ağlıyorum

Geçenlerde senariste sordum beni neden ağlatıyorsun sürekli diye… Çünkü güzel ağlıyorsun dedi bana. Ama nereye kadar ağlayabilirim bilmiyorum. Bir de izleyici ağlayanı seviyor.

RÖPORTAJ / GÜLDEN AVUÇ – BUGÜN GAZETESİ

İlginizi Çekebilecek Diğer Linkler:

Sinem Öztürk: Evli yönetmenle çalışırım ile Benzer Yazılar:

7 Nisan 2014 Saat : 10:18

Sinem Öztürk: Evli yönetmenle çalışırım Yazısı için Yorum Yapabilirsiniz

------   İLGİNİZİ ÇEKEBİLİR ------ ------------------------------------------------------- ------   SPONSOR BAĞLANTI ------