Türk sanat müziğindeki terimler | Baybul

Türk sanat müziğindeki terimler

Son Güncelleme: 28 Mayıs 2012 - 10:24 0 Yorum Yazar:

kütüphane 11. GİRİŞ

Türkiye’nin müzik kültürü, tarih içerisinde büyük derinliğe sahip ve dünya üzerinde

çok geniş bir coğrafî alana yayılmış bir takım kökler üzerinde yükselmektedir. Türkler

tarih boyunca geniş bir coğrafyada yaşamışlar ve çeşitli kültürlerin müzikleriyle

etkileşim içerisine girmişlerdir. Orta Asya’da göçebe hayat sürerken, komşu Çin,

Moğol ve Hint müzikleriyle, Batı Asya’da Fars müziğiyle karşılaşan Türkler,

İslamiyet’in kabulünden sonra, Arap ve Farslarla birlikte birtakım yeni müzik

oluşumları meydana getirmişler, göçlerle Ortadoğu müzik kültürlerine güçlü Asya’lı

dinamikler kazandırmışlardır. Türklerin birçok müzik kültürünün harmanlandığı bir yer

olan Anadolu’da yerleşmelerinden sonra Selçuklu döneminde çevre müzikleriyle

etkileşimler devam etmiş ve daha sonraki Osmanlı döneminde özellikle Balkanlarda

büyük müzik sentezlenmeleri yaşanarak, İstanbul her yerden müzikçilerin akın ettiği,

Doğu’nun en büyük müzik merkezi haline gelmiştir. Son birkaç yüzyıldır Batı’yla

gelişen ilişkiler müzikte başka yeni oluşumlara yol açmıştır. Farklı coğrafyalarda çok

çeşitli kültürlerle etkileşimler yaşamış olan Türk müzik kültürü belli bir açıda ve tek bir

çizgi üzerinde gelişmemiştir. Bu farklı kökler sayesinde ülke, tarih boyunca birçok

farklı kültürün süzgecinden geçmiş zengin bir müzik mirası devralmıştır.

Geleneksel Türk Sanat Müziği terminolojisi Türkiye’nin müzik yapısının dayandığı

farklı kültürlere uzanan kökleri gözler önüne sermektedir. Geleneksel Türk Sanat

Müziği’ndeki, yapısında çeşitli kavim, soy, ülke, bölge, şehir adları ve farklı dillere ait

bir takım kelimeler bulunduran bazı terimler Türkler’in tarih boyunca yaşamış olduğu

ve kimi zaman birbirleriyle anlaşan, kimi zaman ise çatışan birçok farklı kültür ve insan

topluluğunun yer aldığı geniş bir coğrafyayı ortaya koymaktadır.

2. KAVİM, IRK VE TOPLUMLARLA İLGİLİ TERİMLER

Geleneksel Türk Sanat Müziği’nde, Türklerin yaşadıkları bölgelerde karşılaşmış

oldukları, çeşitli kavim, ırk ve toplumlarla ilgili terimler pek çoktur. Özellikle

İslamiyet’in benimsenmesinden sonra başta Türk, Arap, Acem olmak üzere birçok

Ortadoğulu Müslüman toplum arasında büyük yakınlaşma olmuştur. Osmanlıların geniş

bir coğrafyada yayılması sonucunda, içinde Acem, Arap, Frenk, Hint, Kürt, Rum, Türk

gibi adlar taşıyan bir çok müzik terimi ortaya çıkmıştır.

Bünyesinde soy/kavim/topluluk adı bulunduran Geleneksel Türk Sanat Müziği

terimlerine bazı örnekler aşağıda verilmiştir.

Acem

Acem kelimesinin sözlük anlamı Arap olmayan, İranlı demektir (Steingass, 1975: 837).

Acem, kelimesine XV. yüzyıla ait en eski Türkçe müzik yazmalarından beri

rastlanılmaktadır (Kırşehirli: 10b), (Hızır: 117a), (Seydî: 13a). Acem, ayrıca, Acem-

aşirân, Acem-bûselik, Acem-kürdî, Acem-Irâk, Acem-uşşâk, Acem ba zirkeşîde, Hicâz-

ı Acem, Nevrûz-ı Acem, Uzzâl-acem, Yegâh-ı Acemî gibi bir çok terim içerisinde de

kullanılmıştır.

Arap

Arap kelimesi, Abdülkadir Merâgî (1360-1435), Ladikli Mehmed Çelebî (15. yüzyıl)

gibi yazarların eserlerinde Nevrûz-ı Arab gibi terimler içerisinde görülmektedir

(Merâgî, 65), (Ladikli, 80b). Farsçada Arap kelimesi’nin çoğulu olan Arabân kelimesi

de Nevrûz-ı Arab, Arabân, Arabân-bûselik, Arabân-nigâr, Arabân-ı cedîd, Arabân-

kürdî, Bayâtî-arabân, Bayâtî-arabân-bûselik, Bayâtî-arabân-kürdî gibi terimler

içerisinde kullanılmıştır.

Frenk

Frenk, Osmanlıların Avrupalılara, özellikle Fransızlara verdikleri addır (Eren, 1988:

515). Frenkçîn, Frengî fer usûl adları içerisinde görülen kelime, Osmanlıların

Avrupa’da ilerleyişleri ile birlikte Fransa’yla gelişen ilişkiler sonucunda Geleneksel

Türk Sanat Müziği’ne girmiştir.

Hint

Hint kelimesi Geleneksel Türk Sanat Müziği’nde sık görülen bir kelime olmayıp, Devr-

i Hindî olarak bilinen usûl adı içerisinde kullanılmıştır. Hafız Post (1630-1694’un

derlemiş olduğu güfte mecmuasındaki eserlerden Devr-i Hindî usûlünün XVII. yüzyılda

kullanılmakta olduğu anlaşılmaktadır (Wright, 1992: 283).

Kürt

Kürdî kelimesi hem perde hem de makam adı olarak XVIII. yüzyıldan itibaren, Hafız

Post (1630-1694) tarafından düzenlenen Güfte Mecmuası, Esseyid Mehmed Emin

tarafından XVIII. yüzyıl başlarında yazıldığı tahmin edilen Kavâid-i Nağme-i Perde-i

Tanbur, Abdülbâkî Nâsır Dede tarafından yazılan, Tedkik u Tahkîk (1794), gibi

eserlerde sıklıkla kullanılmıştır (Wright 1992: 149), (Abdülbâkî: 15b) (Kavâid: 48b).

Kürdî kelimesi, Acem-kürdî, Arabân-kürdî, Bayâtî-arabân-kürdî, Gerdaniye-kürdî,

Hicâzkâr-kürdî/Kürdîlihicâzkâr, Hisâr-kürdî, Hüseynî-kürdî, Kürdî-aşirân, Kürdîli

Çargâh, Nevâ-kürdî, Zemzeme-kürdî gibi çok sayıda makam adı içerisinde yer almıştır.

Rum

Romalı, Arap ilinden başka olan kimse, Anadolu, Osmanlı gibi sözlük anlamları olan

Rum kelimesi (Devellioğlu, 1990: 1078) en eski Türkçe müzik yazmalarından beri

Nevrûz-ı Rûmî, Nihavend-i Rûmî, Zirefkend-i Rûmî gibi makam adları içerisinde

görülmektedir (Hızır: 120a).

Türk

Geleneksel Türk Sanat Müziği’nde Türkkelimesine, Türkî hicâz/Hicâz-ı Türkî, Türkî

darb, Türkî asl, Türkî asl-ı sagîr, Türkî hafîf, Türkî serî gibi makam ve usûl adları

içerisinde en eski Türkçe müzik yazmalarından itibaren rastlanılmaktadır (Kırşehirli:

10b, 13b).

3. ŞEHİR BÖLGE VE ÜLKE ADLARI

Geleneksel Türk Sanat Müziği’nde geniş bir coğrafya üzerinde bir çok şehir, bölge ve

ülke adı taşıyan terim mevcuttur. Ortadoğu’da yazılan müzik yazmalarında XIII.

yüzyıldan itibaren Buhara, Hicâz, Horasan, Irak, Isfahân, Karabağ, Maveraünnehr,

Nihavend, Nişâbur, Şiraz gibi şehir, bölge ve ülke adları taşıyan pek çok makam

görülmektedir. Bunlar arasında yer alan Nihavend ve Hicâz gibi makamlar günümüz

Geleneksel Türk Sanat Müziği’nde hâlâ çok rağbet gören makamlardır. Hicâz

(Safiyuddin: 21a), Irâk (Safiyuddin: 33a) ve Isfahân (Safiyuddin: 21b) Safiyuddin

Abdülmümin Urmevî, tarafından yazılan Kitâbu’l-Edvâr ve Şerefiyye adlı eserlerde de

yer alan çok eski makamlar arasındadır. Günümüzün rağbet gören makamlarından

Nihâvend, Merâgalı Abdülkadir’in (1360-1435) Câmiü’l-Elhân ve Mâkâsıdü’l-Elhân

gibi kitaplarında (Abdülkadir: 145), Buhârî, Alişah bin Hacı Büke’nin (?-1500)

Mukaddimetü’l-Usûl’ünde (Büke: 19b), Nişâbur, Şirâz, Karabağî, Horasanî

Kantemiroğlu (1673-1723) tarafından yazılan Kitâb-ı İlmü’l-Mûsikî Alâ Vechi’l-

Hurûfât’ta (Popescu, 2000: 76), (Oransay, 1990: 31) yer almaktadır. Bu makam adları,

Ortaçağ sonlarına kadar İslam dünyasında IX. ve X. yüzyıl teorisyenlerinden Fârâbî

(870-950) ve İbn-i Sinâ (980-1037) tarafından ele alınan, XIII. yüzyılda, Safiyuddin

Abdülmümin Urmevî’nin (1217-1294) eserlerinde sistematik bir biçimde işlenen ve

daha sonra Kutbuddin Mahmud Şirâzî (ö 1310), Muhammed bin Mahmud Amulî (XIV.

Yy), Abdulkadir Merâgî (1360-1435), Hızır b. Abdullah (XV. Yy), Ahmedoğlu

Şükrullah ve Lâdikli Mehmed Çelebî gibi müzikçiler tarafından takip edilen çok

kültürlü Ortadoğu müzik sisteminin oluştuğu çok geniş bir coğrafi alanı ortaya

koymaktadır.

Fârâbî (870-950), Safiyuddin Urmevî (1217-1294), Kutbuddin Mahmud Şirâzî (ö

1310), Abdulkadir Merâgî (1360-1435) ve Fethullah Mümin Şirvânî (1417-1486?) gibi

mûsikî ilimi üzerinde çalışan bir takım önemli âlimlerin adlarında görülen yer adları da

bu müzik kültürünün bu dönemde yaygın olduğu bölgeyi göstermesi açısından dikkat

çekicidir.

Yazar

Yer

Eser

Fârâbî

Fârab’lı (Türkistan’da)

Kitâbu’l-Mûsika’l-Kebîr,

Safiyuddin Urmevî

Urmiye’li, (İran’da)

Kitâbu’l-Edvâr, Şerefiyye

Kutbuddin Mahmud Şirâzî

Şirâz’lı, (İran’da)

Dürretü’t-Tâc

Abdulkadir Merâgî

Merâga’lı, (İran

Azerbaycanı)

Câmiü’l-Elhân, Mâkâsıdü’l-

Elhân, Şerh-i Kitâbu’l-Edvâr,

Risâle-i Fevâid-i Aşere,

Kenzü’l-Elhân, Zübdetü’l-

Edvâr

Yazar

Yer

Eser

Fethullah Mümin Şirvânî

Şirvân’lı, (Azerbaycan)

Mecelletün fi’l-Mûsikâ

Muhammed bin Abdülhamid

el-Lâdikî

Lâdik (Türkiye)

Zeynü’l-Elhân, Fethiyye

Kadızâde Tirevî

Tire (?) (Türkiye)

Mûsikî Risâlesi

Yusuf

bin

Nizâmeddin

Kırşehrî

Kırşehir (Türkiye)

Mûsikî Risâlesi

Amasyalı Şükrullah Çelebî

Amasya (Türkiye)

Edvâr

XV. yüzyıldan itibaren, Zeynü’l-Elhân ve Fethiyye’nin yazarı Muhammed bin

Abdülhamid el-Lâdikî (ö. 1500) ile çeşitli müzik risâleleri yazarları olan Kadızâde

Tirevî, Yusuf bin Nizâmeddin Kırşehrî ve Amasyalı Şükrullah Çelebî gibi müzikçilerin

adlarındaki Lâdik, Tire, Kırşehir ve Amasya gibi yerler, daha sonraki dönemde

Ortadoğu’nun müzikteki ağırlık merkezinin büyük ölçüde Osmanlı ülkesine kaydığını

göstermektedir.

Farklı Dillere Ait İsim ve Sıfatlar

Geleneksel Türk Sanat Müziği terminolojisinde, Türkler’in İslamiyet’in kabulünden

sonra, Arap ve Farslarla yakınlaşmanın ve meydana gelen yeni müzik oluşumlarının

göstergesi olan birçok Arapça ve Farsça kelime mevcuttur. Bunlar arasında sayılar,

büyük, küçük, eski, yeni gibi sık kullanılan sıfatlar önemli yer tutmaktadır. Geleneksel

Türk Sanat Müziğinde yegâh, dügâh, segâh, çargâh, pençgâh gibi perde ve makam

adları, yek (bir), do (iki), se (3), çehâr (4), penç (5) gibi Farsça sayılara yer bildiren gâh

kelimesinin eklenmesiyle elde edilmiştir. Örnek olarak, Geleneksel Türk Sanat

Müziği’nde hem perde hem makam adı olarak kullanılan yegâh, Farsça’da bir (1)

demek olan yek ve yer bildiren gâh‘ın bir araya gelmesiyle oluşmakta ve birinci yer,

derece, anlamını taşımaktadır. Benzer şekilde Türkçe’deki Çarşamba ve Perşembe gün

adları, dördüncü ve beşinci gün anlamındaki çehâr şenbe ve penç şenbe’den

gelmektedir. Farsça, büyük ve küçük demek olan bozork ve kûçek Geleneksel Türk

Sanat Müziğinde makam adı olarak kullanılmıştır. Çeşitli perde, makam ve usûl

adlarında bestenigâr, dilkeşhâverân, gülizâr, nigâr, şehnâz, zirefkend ve zirkeşîde gibi

pek çok Farsça terim kullanılmıştır. Arapça büyük ve küçük manasındaki kebîr ve sagîr

sıfatlarının ilk harfleri olan K ve S, ise günümüz Geleneksel Türk Sanat Müziği

kuramında büyük mücenneb ve küçük mücenneb adı verilen aralıkların sembolü olarak

kullanılmaktadır. Yine Arapça kadîm, atik, cedîd gibi sıfatlar da çeşitli makam adları

içerisinde yer almıştır.

Osmanlıların Balkanlarda ilerleyişi ve Batı ile temasların başlamasından sonra

Firenkçîn (Frenk devşiren), Firengî fer (Frenk/Avrupa tarzında fer), longa ve sirto gibi

bazı terimler Geleneksel Türk Sanat Müziği terminolojisine girmişlerdir.

4. SONUÇ

Çeşitli kavim, soy, ülke, bölge şehir adları ve Arapça ve Farsça gibi bazı dillere ait bir

takım kelimeler, Geleneksel Türk Sanat Müziğinde, perde, makam, usûl ve form adı

olarak kullanılmıştır. Bu terimler Türklerin tarih içerisinde yaşadığı geniş coğrafyayı ve

Türk müzik kültürüyle pek çok farklı kültür arasında bu coğrafyada yaşanan

etkileşimleri yansıtmaktadır.

KAYNAKLAR

Abdülbâkî Nâsır Dede, Tedkik u Tahkîk, Nafiz Paşa Y., No: 1242/1, Süleymaniye

Kütüphanesi, İstanbul

Abdülkadir M., (1987). Câmi’ü’l-Elhân, ed. T. Binesh, Tahran.

Alişah bin Hacı Büke, Mukaddimetü’l-Usûl, İstanbul Ün. Eski Eserler Kütüphanesi,

Farsça Yazmalar Bölümü, No:1097.

Devellioğlu, F., (1990). Osmanlıca Tükçe Ansiklopedik Lûgât, Anara.

Esseyid M.E., Kavâid-i Nağme-i Perde-i Tanbur, Adnan Ötüken Kolleksiyonu, No:

131/3, Milli Kütüphane, Ankara

Hızır bin Abdullah, Kitâb-ı Edvâr (15. yüzyıl), Revân Kolleksiyonu, No: 1728, Topkapı

Sarayı Müzesi Kütüphanesi, İstanbul

Kırşehirli Nizamoğlu Yûsûf, Mûsikî Risâlesi (15. yüzyıl), Adnan Ötüken Kolleksiyonu,

No: 131/1, Milli Kütüphane, Ankara

Lâdikli Mehmed Çelebî, Risâletü’l-Fethiyye, İstanbul Belediyesi Taksim Atatürk

Kütüphanesi No: K. 23

Oransay, G., (1990). “Kırşehirli Nizâmoğlu Yusuf’dan Günümüzedek Türk Makam

Adları Yıldizini İçin Bir Deneme”, Belleten, Türk Küğ Araştırmaları 1990/1,

İzmir.

Safiyuddin Abdülmümin Urmevî, Kitabu’l-Edvâr, Nuruosmaniye Kütüphanesi, No:

3653/1, İstanbul

Seydî, Matla (1504). III Ahmed Kolleksiyonu, No: 3459, Topkapı Sarayı Müzesi

Kütüphanesi, İstanbul

Steingass, F., (1975). Persian-English Dictionary, Librarie du Luban, Beirut.

Wright, O., (1992). Words without Songs, London.

Türk sanat müziğindeki terimler ile Benzer Yazılar:

28 Mayıs 2012 Saat : 10:24
  GENEL

Türk sanat müziğindeki terimler Yazısı için Yorum Yapabilirsiniz

------   İLGİNİZİ ÇEKEBİLİR ------ ------------------------------------------------------- ------   SPONSOR BAĞLANTI ------